Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 22

Ata’mıza sesleniş… 

Fâtihalar girmez yattığı toprağa,

Mustafa Kemal toprak değil ki, 

O bir nurdur! 

Nasıl bunca yaşanılır yercek sonsuzluğu,

Mustafa Kemal toprak değil ki,

O bir nurdur! 

Mustafa Kemal aydınlıktır, nurdur nur!

Aydınlıktırdır da büyür gök gök,

Koca rüzgârlardan bellidir hep,

Mustafa Kemal toprak değil ki, 

O bir nurdur! 

Bu sessizlik düşündüğünden, sustuğundan,

Başucunda boşuna bekler ölüm,

Mustafa Kemal toprak değil ki, 

O nurdur nur! 

Sulardan kımıldanır yeşerir çimenlerden,

Mustafa Kemal vatan ama,

Mustafa Kemal toprak değil ki, 

O bir nurdur nur!..

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 21

Nurlar nurum Yüce Muhammed Mevlâna’ma gönülden hitâb…

Cihan Sultanım, kâinat nurum,

Nurlar nuru Yüce Muhammed Mevlâna’m,

Sana canım, tenim fedâdır,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Kulun olsam, hayrân olsam revâdır,

Sonsuz güzelim,

Ne sunsam sana ben,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Geçeceğin yerlere yüzümü sürsem,

Kurban olup sana canımı versem,

O gül yüzlü cemâlinde cihanı görsem,

Ah sevgilim,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Kölen olsam her dem kapında dursam,

Gelip geçer iken,

Ah sonsuz güzelim,

Bir nebze görsem,

Bir görüşte yüzbin murada ersem,

Yine de azdır, 

Yine azdır, yine az…

Ah sevgilim, cihan nurum,

Her şey sana malûm,

Çünkü sen Hakk’sın,

Seninle yaşıyorum,

Sen Hakk-ı Mutlak’sın,

İstersen boynuma zülfünü dolasın,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Aşığın der, dert dermânın içinde,

Güler ağlar, hepsi aynı biçimde,

Taşırım varlığını gönlüm içinde,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 20

Sevgili canlar…

Ey gönül, Allah’tır seni yaratan,

Çağırıp sesini duyurmana bak.

Bu nasıl perdedir kalkmaz aradan,

Uğraşıp ey dost, perdeyi kaldırmana bak.

Bu dünyayı dörde bölüp hesap et,

Sıratı, sıfatı inceleyip de seyret,

Bütün kötülükleri özünden defet,

Mânâ dolu sözlerini duyurmana bak.

Niceleri geldi geçti bu handan,

Doymuyor ki nefis hiç topraktan,

Ne olur dostum, şu canını bağışla candan,

Canını Canâna bağışlamana bak.

Kurduğun nizâma karışmam artık,

Bazı zaman oldu ki bu candan bıktık,

Belki bilmeyerek yolundan çıktık,

Ey dost, irşâd için bir mürşid-i kâmile bak…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 19

Tadan olmadı…

Mânâ balımı sundum tadan olmadı,

Tüm varımı açtım dost pazarında,

Çok müşteri geldi alan olmadı.

Bu hâl nasîb olmaz binde birine,

Birlik makâmında kalan olmadı.

İnsanlık uğruna durmadan gezdim,

Kudretin balını sofraya sundum,

Bal bal diyen oldu, tadan olmadı.

Ârif bir kişiye meylimi verdim,

Hepsine dermân aradı derdim,

Derine gir dedim kenarda gördüm,

Gönül denizine dalan olmadı.

Aşık der ki, duymadan geçti,

Ali katarına uymadan geçti,

Dünya dedik sana doymadan geçti,

Kanaat mülkünde kalan olmadı…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 18

Daima kendinizi gönül alçaklığında tutun…

Sevgili canlar,

Sakın yükseklerden uçma,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Enginler de varlık olur,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Uzaklar da yakın olur,

İnsan olan kusuru kendinde bulur,

Gerçekler Hakk’a kul olur,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Ey yolcu,

Zorla gitme yorulursun,

Sabrın yoksa daralırsın,

Aşkın yoksa kırılırsın,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Mürşide teslim et canını,

Yok et suretini şanını,

Var et dinini imanını,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Ey yolcu,

Kendini gönül alçaklığında tutasın,

Pak özünde aşk ateşini yakasın,

Hakk yolunda tertemiz olasın,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 17

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali…

Sevgili canlar,

Can Pîrim Mevlâna’mdan,

Bunu böyle öğrendim.

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Gerçek olduğunu bildim, bağlandım,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Bu cihanın direğini kurdular,

Her varlığı o insana verdiler,

Hepsinden üstün aşktır dediler,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Sevgili canlar,

Onların üçü birdir, asla ayrılmaz,

Ayrım yapanın yolu doğrulmaz,

Onlar gibi güzel asla bulunmaz,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Bu cihanda olan inancımızda,

Varımız yokumuz güvencimizde,

Her türlü dertlere ilacımızda,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Hasan zaten ayırmaz sizi,

Sizin nurunuzla görür gözü,

Özü bağlı size, söyler sözü,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 16

Sevgili canlar…

Benim bu aşkın elinden aklım da gitti,

Akıl izân diye bir şey kalmadı.

Yaralandı sînem bin dert bıraktı,

Yıktı mamûr diye bir şey kalmadı.

Bir gonca açmıştı hüsnü bağında,

Bülbül gibi öttüm hep otağında,

Canım çıkar iken can durağında,

Soldu gonca diye bir şey kalmadı.

Bütün varlığımı sana vermişim,

Aşk uğruna canı teni sermişim,

Her bakışta yalnız seni görmüşüm,

Senden başka asla bir şeyim kalmadı.

Aşık, eşi güzel dünyanın,

Bazen mamûr bazen virân bu canım,

Ruhum, canım, aklım, damarımda kanım,

Eridi kurudu bir şey kalmadı…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 15

Sevgili canlar…

Dostumuzla dostuz, düşmanla düşman,

Coşunca gönlümüzde aşkımız, dinlemeyiz fermân,

Bize yan bakana açıktır meydan,

Ölsek de dönmeyiz arslancasına.

Her sırrı biliriz, demeyiz asla,

Biz bunu not ettik birinci fasla,

Yurdumuz kararmaz, kara bir yasla,

Yarayı sararız lokmancasına.

Bu yurda giremez vahşi bir hayvan,

Hepimiz bir vücud, hepimiz bir can,

Gönlümüz âyinedir, seyrederiz her ân,

Her şeyi görürüz irfâncasına.

Bu bağı kıramaz, değme bir pazı,

Bu yüzden gözleriz baharı yazı,

Hakk saklasın garbı, şarkı, hicâzı,

Dede bunu diler insancasına…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 14

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e ve kurduğu Cumhuriyet’e ithâfen…

Cennet vatanımıza yabancı devletler girince, 

Türk milleti içinden bir Arslan çıktı meydana, 

Haber gitti saraydaki Sultana, 

‘Onu tutun’ diye fermân çıkardı meydana. 

Düşmanlara taksîm olmuştu bu vatan, 

Bu taksîme nasıl dayanır insan olan, 

Türk milleti bunu duyunca heman, 

Asil kanımızda coştu bir devrân. 

Önümüze düştü Mustafa Kemal, 

Hep düşmanlar için yakındı zevâl, 

‘Vatan kurtulacak’ dedi behemehâl, 

Savaş için o Baş Kumandan seçildi. 

Düşmanlardan bir heyet keşfe vardılar, 

Her tarafı örgütlenmiş gördüler, 

‘Türk’ün adı silinecek’ dediler, 

Ardından emsâlsiz bir tufan doğdu. 

Önce Afyon’dan başladı tufan,

Arslanlar kükreyip şahlandı heman, 

O kıyâmet içre şaşırdı düşman, 

Her tarafı ateşten bir külhâna büründü. 

‘Allah Allah’ diye sesler Arş’a yükseldi, 

Kahpe düşman bizi imansız zannetti, 

Dağlar, taşlar bütün ateşlere verildi, 

Yiğitler vatan için kurban olup şehit düştü. 

Hep düşmanlar yurdumuzdan çekildi, 

Kaçan kaçtı, kalan denize döküldü, 

Şanlı bayrak dört bucağa dikildi, 

Tarihte nâmımız kahraman diye yazıldı. 

Artık esâretin devri düzeldi, 

Arkasından Cumhuriyet kuruldu, 

Hakîmiyet hep millete verildi, 

O gün bu gündür Dede şâdüman oldu…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 13

Müminlerin mürşidi Ali’dir…

Sen İmamların başısın,

Muhammed’in kardeşisin,

Fatma ananın yoldaşısın,

Müminlerin mürşidi yâ Ali…

Zülfikâr’ın sahibisin,

Hem keremsin hem kânîsin,

Tarîkatların Pîrisin,

Müminlerin mürşidi yâ Ali…

Nurun, Muhammed’in nuru,

Alnın açık, yüzün duru,

Bütün insanlığın yâri,

Müminlerin mürşidi yâ Ali…

Kalb kalesini fetheyledin,

Cümle derdi defeyledin,

Ali geldin velî geldin,

Müminlerin mürşidi yâ Ali…

Hasan kuluna ihsân,

Kurban olsun sana bu can,

Kâbe’de putları kıran,

Müminlerin mürşidi yâ Ali…