Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 24

Sevgili canlar…

Gelin sürelim demleri,

Allah diyelim Allah,

Defedelim gamları,

Allah diyelim Allah…

Senden benden geçelim,

Aşka uyalım her daim,

Hakk’ı bulalım kaim,

Allah diyelim Allah…

Bu nutkumu dinleyin,

Aşk ile yanıp inleyin,

Hep birlikte söyleyin,

Allah diyelim Allah…

Dinsize uymayalım,

Sözünü duymayalım,

Aklımıza koymayalım,

Allah diyelim Allah…

Allah’a kul olalım,

Ona makbûl olalım,

Allah ile Hakk olalım,

Allah diyelim Allah…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 23

Cihan güzelim, sultanlar sultanı, nur Muhammed Mevlâna’m…

Senin yüzün ancak mânâda açılır,

Âyânda dünya yüzünde,

O yüz açılmış olsa,

Dünya tümüyle sana secdeye kapanır.

Cihan güzelim,

Muhammed Mevlâna’m…

Mânâ âleminde Hakk divânında,

Gül yüzlüme bir nazâr kıldım,

Güzelliğinde gönlüm yok oldu gitti,

İçtim aşk bâdesini aldı beni benden,

Mest oldum hâlden hâle girdim gitti.

Cihan güzelim,

Nurum Muhammed Mevlâna’m…

Bir kez baktı güldü yüzüme,

Nurdan bütün varlık doldu özüme,

Can kulağımı verdim sonsuz güzelime,

Her sözü bana bal oldu gitti.

Cihan sevgilim,

Muhammed Mevlâna’m…

Bir baktın düşündüm kendi kendime,

Aynen boyanmışım sevgilimin rengine,

Sular çağlar, akar gider enginlere,

Coştu aşkımın bendi birden sel oldu gitti.

Yârimin cefâsı her dem bana hoş gelir,

Sevincimden iki gözümden yaş gelir,

Aşkın hâlini ancak aşıklar bilir,

Ah dostlar,

Sevgilimin dikeni bana gül oldu gitti.

Aşık Hasan şükür sonsuz sevgilisine kavuştu,

Hakikatte Hakk’ın dârına düşmüştü,

Bundan evvel aynı baldan yemişti,

Bunu çözmeye kalkınca aklım kül oldu gitti…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 22

Ata’mıza sesleniş… 

Fâtihalar girmez yattığı toprağa,

Mustafa Kemal toprak değil ki, 

O bir nurdur! 

Nasıl bunca yaşanılır yercek sonsuzluğu,

Mustafa Kemal toprak değil ki,

O bir nurdur! 

Mustafa Kemal aydınlıktır, nurdur nur!

Aydınlıktırdır da büyür gök gök,

Koca rüzgârlardan bellidir hep,

Mustafa Kemal toprak değil ki, 

O bir nurdur! 

Bu sessizlik düşündüğünden, sustuğundan,

Başucunda boşuna bekler ölüm,

Mustafa Kemal toprak değil ki, 

O nurdur nur! 

Sulardan kımıldanır yeşerir çimenlerden,

Mustafa Kemal vatan ama,

Mustafa Kemal toprak değil ki, 

O bir nurdur nur!..

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 21

Nurlar nurum Yüce Muhammed Mevlâna’ma gönülden hitâb…

Cihan Sultanım, kâinat nurum,

Nurlar nuru Yüce Muhammed Mevlâna’m,

Sana canım, tenim fedâdır,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Kulun olsam, hayrân olsam revâdır,

Sonsuz güzelim,

Ne sunsam sana ben,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Geçeceğin yerlere yüzümü sürsem,

Kurban olup sana canımı versem,

O gül yüzlü cemâlinde cihanı görsem,

Ah sevgilim,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Kölen olsam her dem kapında dursam,

Gelip geçer iken,

Ah sonsuz güzelim,

Bir nebze görsem,

Bir görüşte yüzbin murada ersem,

Yine de azdır, 

Yine azdır, yine az…

Ah sevgilim, cihan nurum,

Her şey sana malûm,

Çünkü sen Hakk’sın,

Seninle yaşıyorum,

Sen Hakk-ı Mutlak’sın,

İstersen boynuma zülfünü dolasın,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Aşığın der, dert dermânın içinde,

Güler ağlar, hepsi aynı biçimde,

Taşırım varlığını gönlüm içinde,

Yine de azdır,

Yine azdır, yine az…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 20

Sevgili canlar…

Ey gönül, Allah’tır seni yaratan,

Çağırıp sesini duyurmana bak.

Bu nasıl perdedir kalkmaz aradan,

Uğraşıp ey dost, perdeyi kaldırmana bak.

Bu dünyayı dörde bölüp hesap et,

Sıratı, sıfatı inceleyip de seyret,

Bütün kötülükleri özünden defet,

Mânâ dolu sözlerini duyurmana bak.

Niceleri geldi geçti bu handan,

Doymuyor ki nefis hiç topraktan,

Ne olur dostum, şu canını bağışla candan,

Canını Canâna bağışlamana bak.

Kurduğun nizâma karışmam artık,

Bazı zaman oldu ki bu candan bıktık,

Belki bilmeyerek yolundan çıktık,

Ey dost, irşâd için bir mürşid-i kâmile bak…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 19

Tadan olmadı…

Mânâ balımı sundum tadan olmadı,

Tüm varımı açtım dost pazarında,

Çok müşteri geldi alan olmadı.

Bu hâl nasîb olmaz binde birine,

Birlik makâmında kalan olmadı.

İnsanlık uğruna durmadan gezdim,

Kudretin balını sofraya sundum,

Bal bal diyen oldu, tadan olmadı.

Ârif bir kişiye meylimi verdim,

Hepsine dermân aradı derdim,

Derine gir dedim kenarda gördüm,

Gönül denizine dalan olmadı.

Aşık der ki, duymadan geçti,

Ali katarına uymadan geçti,

Dünya dedik sana doymadan geçti,

Kanaat mülkünde kalan olmadı…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 18

Daima kendinizi gönül alçaklığında tutun…

Sevgili canlar,

Sakın yükseklerden uçma,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Enginler de varlık olur,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Uzaklar da yakın olur,

İnsan olan kusuru kendinde bulur,

Gerçekler Hakk’a kul olur,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Ey yolcu,

Zorla gitme yorulursun,

Sabrın yoksa daralırsın,

Aşkın yoksa kırılırsın,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Mürşide teslim et canını,

Yok et suretini şanını,

Var et dinini imanını,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere.

Ey yolcu,

Kendini gönül alçaklığında tutasın,

Pak özünde aşk ateşini yakasın,

Hakk yolunda tertemiz olasın,

Kal gönül alçaklığında, gir gönüllere…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 17

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali…

Sevgili canlar,

Can Pîrim Mevlâna’mdan,

Bunu böyle öğrendim.

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Gerçek olduğunu bildim, bağlandım,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Bu cihanın direğini kurdular,

Her varlığı o insana verdiler,

Hepsinden üstün aşktır dediler,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Sevgili canlar,

Onların üçü birdir, asla ayrılmaz,

Ayrım yapanın yolu doğrulmaz,

Onlar gibi güzel asla bulunmaz,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Bu cihanda olan inancımızda,

Varımız yokumuz güvencimizde,

Her türlü dertlere ilacımızda,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali.

Hasan zaten ayırmaz sizi,

Sizin nurunuzla görür gözü,

Özü bağlı size, söyler sözü,

Allah bir, Muhammed Ali’dir Ali…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 16

Sevgili canlar…

Benim bu aşkın elinden aklım da gitti,

Akıl izân diye bir şey kalmadı.

Yaralandı sînem bin dert bıraktı,

Yıktı mamûr diye bir şey kalmadı.

Bir gonca açmıştı hüsnü bağında,

Bülbül gibi öttüm hep otağında,

Canım çıkar iken can durağında,

Soldu gonca diye bir şey kalmadı.

Bütün varlığımı sana vermişim,

Aşk uğruna canı teni sermişim,

Her bakışta yalnız seni görmüşüm,

Senden başka asla bir şeyim kalmadı.

Aşık, eşi güzel dünyanın,

Bazen mamûr bazen virân bu canım,

Ruhum, canım, aklım, damarımda kanım,

Eridi kurudu bir şey kalmadı…

Mısrâlarda Mânâ Okyanusu – 12

Yaşarken kıymetini bilsinler diye yarattı Hakk seni…

Sevgili canlar,

Düşündüm bu âlemde vardır hikmetler,

İnsanlar bir fayda bulsunlar diye.

Yaratıldı nice nice âlemler,

Görüp de bir ibret alsınlar diye.

Yarattı insanı bir de ruh verdi,

Her biri birine iyi göründü,

Onsekizbin âlem insanda sırlandı,

İnsanlar o sırra ersinler diye.

Sevgili canlar,

Resûller yarattı kendi nurundan,

Nice velîler geldi Hakk’ın sırrından,

Âdem’i yarattı balçıktan nurdan,

İlim, irfân verdi bilsinler diye.

İyiler verdi zâlim de verdi,

Nice peygamberler peşpeşe geldi,

Çıktı Muhammed miraca erdi,

Bin küsûr yıllar geçince uçsunlar diye.

Hasan, daim Hakk’ı Hakk bildi,

Nice canlar Hakk’tı kâfir sayıldı,

Dünya yedi kere ıssız kılındı,

Yaşarken kıymetini bilsinler diye…