FÎHİ MÂ-FÎH’DEN SOHBETLER – 53

Sen Bize Âşık Ol, Bizi İste…

Olgunluğun gerekli kıldığı şey, başkalarının insana meyletmesidir. İnsan, boyuna olgunlaşmaya çalışmalı, noksanlaşmaya değil. Tanrı’nın olgunluğu, bütün varlıkların olgunluğudur; Tanrı hakkında noksanı câiz görmek, olgunluğu gidermek, dünyada olup biten şeyleri, hattâ kâinatı yok saymaktır. Tanrı’nın yokluğunu câiz bilmek, âlemi yok bilmektir. 

Sen Tanrı’yı düşünüyorsun, onun neliğini niteliğini, sınırını bilmek, ölçmek istiyorsun da tadın tuzun kalmıyor. Demek ki sen, Tanrı’nın neliğini niteliğini düşünüyorsun. Tanrı’nın işlerine dalıyorsun; Tanrı’yı düşünüyorsun. Bilmiyorsun ki bu yolda bir tat tuz elde edilmez; o düşünce, o hayal, aslâ Tanrı olamaz. 

Yâni sen, bize âşık ol, bizi iste; hayallenmeyi, düşünceye dalmayı, sınırını, neliğini niteliğini, şöyle yahut böyle olduğunu düşünmeyi bırak da olgunluk elde et. 

Tanrı, doğruyu daha iyi bilir; dönüp varılacak yer, Tanrı tapısıdır.

Hamd, bir Tanrı’ya; rahmet, kendisinden sonra peygamber gelmeyene…

Kasîde:

“Bizden bıkma, biz çok güzeliz! Başkalarının kıskanmasından ötürü ürktük, güzelliğimizi gizledik. 

Bir gün beden örtüsünü canın üstünden atınca görürsün ki; canı ay da, firkad yıldızı da kıskanmaktadır. Onların hiç birinde canın parlaklığı yoktur. 

Bizi görmek için yüzünü yıka, temizlen, kirliliklerden kurtul! Çünkü kirli bir insan bizi göremez. Kendini mânevî kirlerden temizleyemeyeceksen bizden uzak dur! Kendi güzelliğimiz bize yeter. 

Biz yarın ihtiyarlayacak bir güzel değiliz, biz ebedîyyen genciz. Gönlümüz rahattır, hoştur. Biz kadîmiz, önümüze ön, sonumuza son yoktur. 

Giydiğimiz beden elbisesi eskidi, yıprandıysa da, ne gam? O elbisenin içindeki ihtiyarlamadı. Ömür örtümüz fânîdir. Fakat kendimiz uçsuz bucaksız bir ömürüz. 

İblis, Âdem’in hakîkatini göremedi. Örtüsünü gördü de ondan yüz çevirdi. Hazreti Adem ona; ‘Sen Hakk dergâhından sürülmüşsün, kovulmuşsun, biz sürülmedik, kovulmadık’ diye seslendi. 

İblis secde etmedi ama meleklerin hepsi secde ettiler de; ‘Gönlümüz örtü altında bir güzele düştü. 

Örtü altında öyle bir güzel var ki; güzelliği aklımızdan başımızdan aldı da o güzelliğe karşı secdeye kapandık’ dediler. 

İhtiyarlamış kişileri güzellerden ayırdedemezsek, aklımız, aşk âleminde bu seçmeyi yapamazsa, biz aşkta dinimizden dönmüş sayılırız. 

Güzelin sözü mü olur? O Allah arslanıdır, biz çocukça sözlere daldık. Zaten de çocuklarız. Biz aşk bilgisinde daha alfabedeyiz, ebced okumadayız.”

00

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.