FÎHİ MÂ-FÎH’DEN SOHBETLER – 54

Himmet Kanatları…

Sevgilim dedi ki: Filân neyle diri? 

Kuşlarla kuşların kanatlarının, akıllı kişilerin himmetleriyle, gayretleriyle farkı şudur: Kuşlar, yönlerden bir yöne kanatlarıyla uçup giderler. Akıllılarsa himmet kanatlarıyla diledikleri yana varırlar. Her atın bir tavlası, her hayvanın bir ahırı, her kuşun bir yuvası var.

Tanrı Şarabı Temiz Kaba Dökülür…

İnsan ağaçtan, yahut sırçadan yapılmış bir kaba benzer. Dışını yıkamak gerek amma içini yıkamak, daha da gerekli bir şey. Dışını yıkamak farz amma içini yıkamak, daha da farz. Çünkü Tanrı şarabı, ancak temiz kaba dökülür. 

Şimdi kabı yıkamayı buyurdu ya, içinin yıkanması gerek; çünkü dışındaki değil, içindeki içilir. Kim nefsi öldü de kötü huylardan arındıysa Tanrı’ya ulaşır derler; hâşâ; Tanrı’ya değil, Tanrı yoluna ulaşır. Tanrı’ya değil, Tanrı yoluna ulaştığı anlaşıldı ya; böyle olmazsa zâten o; noksan sıfatlardan arı olan Tanrı’nın yolundan azmış olur. 

“Kendinizi, öz ellerinizle tehlikeye atmayın” denmiş. İnsanlar, buradaki tehlikeyi, uyduğun mürşitten başkalarının sözlerini dinlemek sanırlar; hattâ apaçık söz bile olsa mürşidinin sözünden başkalarının sözünü dinlemekten geçmezsen tehlikeye düşersin derler. Hâlbuki boş vesveseyle oyalanmak, daha da aşağılatır adamı, daha da kötüdür, daha da boş. 

Bilgi, cömertlik miktarıncadır. Kim daha fazla cömertse daha çok âriftir. Söz, can kokusudur. Bir adam, doğru söz söylese bile canında eğrilik varsa sözünden eğrilik kokusu gelir. Bir adam, eğri büğrü söylese bile canında doğruluk varsa sözünden doğruluk kokusu gelir. Sözden geçmişse sözünden, söz söylemeyiş, sözden geçiş kokusu duyulur.

Kasîde:

“Zaman zaman gönül yolundan senin hayalinin habercisi geliyor, bana güzelliğinden yeni yeni nurlar, parıltılar getiriyor. 

Allah’ım bu mânevî zevk ve neşe kokusu cennetten mi geliyor? Yahut bu hoş rüzgâr buluşma gününden mi esip geliyor? 

Yahut bu rüzgâr doğrudan doğruya aşktan mı geliyor? Duyduğum mânevî zevkten, neşeden aklım fikrim şaşırdı, kaldı. Yoksa bana sunulan bu zevk kadehi onun güzelliğinin büyüklüğünün şarabıyla dolu bir kadeh midir? 

Yahut aşktan uçup gelen bir doğan kuşu mudur? Yahut onun kanatları ile uçup gelen güvercin yavruları mıdır? 

Anlıyorum ki, gönlümde uyanan, baş kaldıran bu mânevî duygular, bu hoş zevkler bana gayb âleminden geliyorlar. Bütün bu mânevî yardımlar bana, ona bağışladığı mânevî hâlin tadından geliyor.”

00

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.