MERAM’DAN SİLİVRİKAPI’YA HASAN DEDE SOHBETLERİ – 27

İNSAN İNSANIN CENNETİ VEYA CEHENNEMİDİR…🌹

Mahmut Efendi: Allah’ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Varlığında hiçbir şey yoktur ki, Rahmet-i İlâhîye onu zikretmemiş olsun. Rahmet-i İlâhîye’nin herhangi bir şeyi zikretmesindenin anlamı, o şeye bulunduğu hâle göre varlık bahşetmesidir. Binâenaleyh, hakîki nimet, ölümü ve kendisinden zuhûr ettiği aslına dönmesinden sonraki hâlidir. Burada herkes kendi mertebesini gerçekleştirir, herkesin nimeti bu mertebeye, yani Allah’a yakınlığı derecesine göre olur. Hayatında kâmil anlamda vahdeti gerçekleştiren ve bu vahdetin sırrını bilen kimse en büyük nimeti elde eder. Bu vahdetin sadece bir kısım sırlarını idrâk edenin nimeti ise idrâkine göredir. Muhyiddin-i Arabî dinî ıslâhların anlamlarını değiştirip kendi mezhebinin rûhuyla uzlaşan başka anlamlar vermiştir. Ona göre Allah, vahiyde Hakk, vücudu Mutlak, her taayyün edenin sûreti ile ezelde zuhûr edendir. Âlem, Allah’ın gölgesi, zâtında varlığı olmayan şeydir. Fakat âlem, hakîkati ve cevheri açısından Allah’ın kadîmliği gibi kadîmdir. Cennet ve cehennem, Allah’a yakınlık ve Ondan perdeli kalma azâbının iki kısmıdır. Ne buyurursunuz Dede?

Hasan Dede: Çok kısa ve net bir cevap vereceğim. Her kişi kendi idrâkine göre yaşar ve cennet de cehennem de o kişinin idrâkine göre farklılıklar gösterir. Allah, bizlere en büyük nimet olarak akıl vermiştir, onu da başa koymuştur. O aklı tutarsak güzelliklerde, dâim güzellikler görürüz, cennette yaşarız. Fakat akıl hep kötülüğe, fesada yönelirse, bu kişinin de yaşadığı yer cehennemdir. İnsan insanın cenneti, insan insanın cehennemidir.

Bir üzümden yapılmış şarap vardır, bir de aşktan yapılmış şarap vardır. Üzümden yapılmış şarabı içersin, bir ân için kendinden geçersin fakat yarın olunca baş ağrısı yapar. Ama aşk şarabını içtiğin zaman doyamazsın, ağrı vermez şifâ verir, can verir ve her an o şarabı içmek istersin. İşte o aşk şarabı gönüldür.

Gönül verilmiş ise Mürşide, Mürşid vasıtasıyla Hazreti Pîr’e ve Hazreti Muhammed’e, onun o güzel cemâline ulaşmış ise, onu kendine ayna etmiş ise, artık aklın onun aklıyla kemâlat bulur, dilin onun diliyle tatlılaşır, hâlin onun hâliyle güzelleşir, hem sen güzel bir insan olursun, hem de etrafına faydalı olursun.

Kâinatın nûru Hazreti Muhammed Efendimizin, Ehlibeyt Efendilerimizin, yüce Pîrimiz Hüdâvendigâr Mevlâna’mızın, Pîrân Efendilerimizin selâmları, feyizleri ve güzel keremleri, bizleri sevenlerin ve bizleri izleyenlerin üzerine olsun. Allah, sizleri hep güzel günlerde yaşatsın. Sevgiler, Allah’a emânet olun. Huu…


00

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.